Her ebeveynin kafasında bir "ideal okul" hayali vardır. Belki kendi çocukluğundaki eksikliklerden, belki medyada gördüklerinden, belki sosyal çevreden oluşmuştur.
Ve gerçek okul arayışı başladığında, bu hayal çoğu zaman gerçekle çarpışır.
Hayalden vazgeçmek bir kayıptır. Ve her kayıp bir yas sürecini beraberinde getirir:
1. **İnkar:** "Daha iyi bir okul olmalı, aramaya devam edelim." 2. **Öfke:** "Neden bu kadar pahalı/uzak/rekabetçi?" 3. **Pazarlık:** "Belki bu okulun şu eksikliğini tolere edebiliriz." 4. **Üzüntü:** "Çocuğuma istediğimi veremiyorum." 5. **Kabul:** "Bu okul yeterince iyi. Ve biz de yeterince iyi ebeveynleriz."
"En iyi" okul diye bir şey yoktur. "Bu çocuk, bu aile, bu dönem için yeterli" okul vardır.
Ve yeterlilik, mükemmellikten daha sürdürülebilirdir.